19.02.2008

ŞOK!...


Blog okurken ve yazarken uzun yazılardan pek hoşlanmıyorum aslında ama bahsedeceğim konu uzunca .

Sabırla okumanızı ve bilgilerinizi paylaşmanızı istiyorum sizlerden.Yaklaşık iki saat önce Uğur Dündar'ın hazırladığı Arena'yı izledim.

Daha doğrusu hem mutfakta birşeyler hazırlıyor hem kulak kabartıyordum ki,ERKEN ERGENLİK denen bir konudan bahsedildi.

Son zamanlarda ergenlik yaşının 7 -10 yaş civarına düştüğünü söylediklerinde şoka girdim.

Uzman doktor bu yıl 100 e yakın vakayla karşılaştığından bahsetti.

Erken ergenlik deyince yalnızca adet görme kastedilmiyor,boy uzaması ,göğüslerin büyümesi,kıllanma gibi belirtilerden bazıları ortaya çıkabiliyor.

Aile yaşıtlarına göre boyu daha uzun kızının manken gibi,fidan gibi ifadelerle kendini rahatlatıp kötü düşünmüyor.

Ama erken boyu uzayan çocuk 15 yaşına gelince 1.60 larda kalıyor diğer yaşıtları uzarken erken ergen olduğu yerde kalıyor büyüme duruyor.

Neden erken ergenlik artmaya başladı? :


  • hormunlu gıdalar

  • fast food gıdalar

  • ağır tarım ilaçlı sebze ve meyveler

  • gazlı ve boyalı içeçekler

  • koruyucu katkı maddeli yiyecekler

  • çocuk makyaj malzemelerindeki kimyasallar

  • bazı oyuncaklar

  • şampuan,güneş kremi ,parfüm,deodorantlar....

uzmanın saydığı maddeler bunlardı.Hatta ıslak mendil olarak bildiğimiz daha bebekliklerinden itibaren kullandığımız temizlik havlularında paraben denen maddenin olduğunu söyleyince hemen google dan parabeni taradım.Oldukça moralim bozuldu.İşte kısaca paraben.


PARABEN


"Parabenler gıda, kozmetik ve ilaçlarda koruyucu olarak kullanılırlar.


Metil, etil, propil, butil paraben ve sodyum benzoat bunlara örnektirler.


Bu maddelere duyarlı kişilerde alındıklarında, ağır cilt bulguları veya deride kızarıklık, şişlik,


kaşıntı ve ağrıya neden olurlar.


İngilterede yapılan son araştırmalarda ise parabenlerin kullanıldığı ürünleri tüketen ve göğüs


kanserine yakalanmış insanların kanserli dokularında paraben kimyasallar bulunmuştur.


Bu parabenlerin, parfüm, deodorant, krem, güneş yağları, çeşitli makyaj ürünleri ve diş macunu


kullanımı ile ciltten absorbe edilerek vücuda girişinin sağlandığı anlaşılmıştır.


Dokulara yerleşen parabenler östrojen hormonlarını artırarak dengeyi bozmakta ve kanser


tümörleri oluşmaktadır.Bu bulgulardan sonra yukarıda ismi geçen ürünlerin paraben içeren


çeşitlerinden şiddetle kaçınılması sağlığımızın bir gereği olmalıdır.."


"PARABENLER: Küflenmeyi önlemek için mayonez, salça, ketçap, salata sosları, hardal,jöle,


reçel, meyve sularında kullanılıyor. Deride kızarma, kaşıntı, şişme ve şoklara neden olabiliyor..."


Erken ergenlik yalnızca kız çocuklarını değil erkek çocuklarını da genlerindeki bozukluk yaparak etkiliyor.


Bütün bunlardan sonra uzman doktor , erken fark eden ailelerin çocuklarına, tedavi ile müdahele


edebildiklerini,organik yiyecek tüketilmeye çalışılmasını ,katkı maddeli yiyecekler ,fast food yiyecekler,ağır kızartma yiyecekler tüketilmemesini söyledi....


Şimdi içimde kocaman bir yumru, paraben ve daha adını bilemediğim bir sürü kimyasallardan ne kadarı kızlarımın vücudunda var, diye kara kara düşünüyorum....





29 yorum:

Anne Kaz dedi ki...

beni çok üzen bir konu 10 yaşındaki kızım ergenliğe girdi daha mutfak setleri ile oynuyorken vücudunun değişmesi beni çok üzüyor.Danıştığım doktora 10 yaşında olduğunu söyledim durum o kadar vahim değil 8 yaşında başlayanlar bile var dedi bazen başlayıp 1 1,5 yıl kadar durduğunu sonra devam edebildiğinide söyledi Biraz araştırma yaptım çok güzel bir japonya örneği var millet olarak nasıl erken ergenliğin sağlık problemi haline geldiği yazıyordu...İleride organik gıda daha da önem kazanacak geriye dönüp baktığımda yediğimiz yemek zorunda olduğumuz gıdalardan başka suçlalayabilecek hiç bir şey bulamıyorum :(

Biyo dedi ki...

*İpekle yaptığınız kitaba bayıldım

*Blog 1.yaşın kutlu olsun

*Karda bög gelmeyi bırak, görmeyeli yıllar oldu:(

*Erken ergenlik yazın ilginç,sebepleri olarak böyle düşünmemiştim:/

*Demek uzun yazılardan hoşlanmadığın için bana gelmiyorsun;P

*Ama benimkiler bi başlayınca su gibi akıp gidiii yıvrımmmmm:)

Deniz dedi ki...

Ben Arena'yı izlemekten nefret ediyorum. O nedenle dün izlemedim, bir yerde özetini okurum izlerim diye. Gazetede göremedim sende okuduğum için de çok mutluyum. Niye izlemiyorum, moralim bozuluyor, onun için... Önce kızlarına özen gösteren, kocaman bir yerde yaşamayı seçmek yerine daha düzgün bir şehirde yaşayan bir anne baba olarak sizlerin birçok artısı var. Sonra yazını bir kez daha okudum. Senin kızlara şişe şişe kola içirmediğini, her gün fast food yedirmediğini, her gün jöleli şekerlerden tatlılardan vermediğini, her gün patates kızartmadığını, onları en minik yaşlarından buyana makyajla süslemediğini biliyorum. Bu nedenle rahat ol. Evet hepimiz ıslak mendillerle sildik bez değiştirirken, ama dünyada bunu kullanan biz değiliz. Annelerimiz de bize belki o zaman bilinmeyen ama şimdi büyük hata olan uygulamaları yaptılar, ya da onlar büyürken belki dengeli beslenemediler. O nedenle içini rahat tut. Senin bilincin yeter de artar bile... Belki dönem dönem gidip kontrol edilmeleri gerekir, çünkü boy hakikaten sorun oluyor. Büyüme plakları kapanıyor ve dediğin gibi kısa kalma durumu var... Ama ben de hatırlıyorum ki perilikosküm, orta 1 e basladım ben, 2 kız vardı, ben kafamı uzatıp bakardım öyle uzundular benden. Sonra orta 3 de gene aynı sınıfa düştük, onlardan uzundum ben şimdi düşünüyorum da o zaman da varmış... Uzun yorum da sevmiyor musun? Yazayım mı dahaa :) Bizim annemiz, jöle, kola, hazır meyve suyu vs.. içirmezdi. Şimdi bakıyorum, hatta 3 yıl önce bir alısveris merkezinin üst katında yemek yerken bir kadın mcdonals dan aldğı patatesleri cocuğuna "yesene beee" diye zorla yediriyordu. Daha nice böyle insanlar var perilikoskum, sen onlarla kendinib ir tutma, cocuklarının bu zararlardan etkilenme düzeyi minimumdur, emin ol... Dünya öyle sacma ki, etkilenmemek, o zararlılardan vücudumuza girmemesi imkansız... Bizim iş yerinde yemeğimizi yapan abla cocuklara kahvaltıda patates kızartıyor... Oradan düşün artık sen ne harika bir annesin...

Muhabbet Çiçeği dedi ki...

CAnım yaa, valla o kadar haklısınki.A rtık bu dünyada neyi elimizi atsak bir zararı olduğunu duyuyorum. Öğrencilerimin hepsi olur olmadık yaşlarda kocaman olmuşlar. Bu konuya katılıyorum.Herşey hormonlu herşey. Valla sonumuz hiç iyi değil. HAdi hayırlısı:(

Deniz dedi ki...

"kontrol edilmeleri gerekir" derken tüm cocukları kasdetmek istedim. Önlem almak kolay olur diye

Mutluveumutlu dedi ki...

Ablacım bende bir ara GMO lu (genetiğiyle oynanmış) tohumları aratırmıştım. Ülkemizdeki birkaç yabancı tohum fabrikasının yurtdışında gmo lu tohum ürettiklerinden dolayı bir sürü cezea aldığını, çifçilerin ürünü hastalıkalrdan korumak için bu tohumları kulanmakla kandırıldıklarını, güya bizim ülkemizde bu tohumların üretilmediğini okumuştum. Ülekemizde kullanılmadığını bölümüne inanmak isterdim ama inanmıyorum malesef.
Özellikle yurtdışında soya fasulyesinde bu tohumlar kullanılıyormuş. Ben soya fasulyesi ürünlerini pek tercih etmem ama tercih edenler varsa bilmelerini istedim.

Esra :) - kadincablog.blogspot.com dedi ki...

ben zaten evdeyken anneler neden bebeklerin altını yıkamak yerine ıslak mendille silerler anlamam. Su ve sabun her zaman en güzel temziliktir gibi geliyor bana. Islak mendiller misafirliğe gidildiğinde kullanılmalı bence...

nur ayday dedi ki...

Perilim, Bu yazyı iyiki okudum... Kızımın poposunu kaynamış soğutulmuş suya pamuk batırarak silerdim. İnsanlar bana gülerlerdi. Dalga geçen arkadaşlarım da olmuştu 'buldumcuk oldun ama' diyerek. Nil yuvaya başlayana kadar şeker çikolata yemedi. Sonra onu yuvaya bağlamak için müdire hanımın odasındaki dolaba Nil'i götürdüklerini gördüm bir gün.. O hafta Nil'i oradan aldım. ama nereye kadar koruyabiliyorum emin değilim ... Pataes kızartmasını ve cipslerin hiçbirini sevmiyor... Ama anne çok da dışarda ve sivri kalmamak için arkadaşlarım yerken bende atıştırıyorum diyor...Kızı Nil' den uzun olan velilerden birine, gittiğimiz okul pikniğinde 2 yaşındaki oğluna takması için Nil'in şapkasını önerdim 'Olmaz sizin kızın şapkası benim oğluma küçük gelir dedi kahkaha atarak .. Kız Nil'den çok uzun ayrıca kızının hareketleri de çok kadınsı kıyafetleri de ....O zaman üzülmüştüm , şimdi gene üzüldüm ama bu sefer o anne ve kızı için...
Paylaşımın için teşekkür ederim bir çok konuda bana yardımcı oldu.. Sevgiler
Bloguma beni özlediğini yazmışsın ..Perilim cezalıyım dikmeden yeni post yasak bana !!!

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

Anne Kaz ,çok üzüldüm...
umarım siz de erken farkedip tedavi anlamında önlem alabilmişsinizdir.Çok haklısın daha oyuncak dolu dünyaları olan çocuklarımızın kendi özbakımlarını tam yapamazken ,hijyen ve kontrolü hareket dolu dünyalarında nasıl sağlayacaklar?...
Japonlarda da erken ergenlik olduğunu bilmiyordum,
ne kadar sağlıklı beslenmeye çalışırsak çalışalım YEMEK ZORUNDA olduğumuz pek çok gıda ve maddeden alıyoruz zararlı bileşenleri....
paylaşımın için teşekkürler...

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

biyocuğum....
malzeme olunca çok güzel işler çıkıyor...(kitap için)
senin bloğun yanında biz çömez kalıyoruz:)
kar göremediniz ama epey soğuk var duyduğuma göre...

uzun yazılarını su gibi okuduğum bir sen bir de fikrim var,bu aralar pek çok arkadaşa sık gidemiyorum,az sonra ordayım...
öptüm....

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

Deniz'ciğim çok haklısın Arena izlemek korkutuyor beni,moralim bozuluyor,ruhum sıkışıyor,sağol bana moral verdin ama ben kendimi çok aptal gibi hissediyorum,bazan bazı konulara aşırı duyarlı olmak ve bazan çok uzak olmak şu anki halim.....
çok kızdım kendime çok...
patates kızartmasını neredeyse iki ayda bir yiyoruz,

colayı bir bardağın yarısına gelmeden bırakıp kalkıyorlar...

fast food hiç tüketmiyorlar Ankara 'ya geldikçe sene de iki üç en fazla...

şekerlemeler değil de ,kaliteli çikolata daha çok tüketmelerini sağlıyorum...

şu an gelişimlerinde bir anormallik yok görünüyor....

ancak hazır meyve sularından hergün yarım bardak içiyorlar ,yıllardır,

ıslak mendil yıllardır kullanıyoruz....
daha farkına varmadığımız kimbilir neler....
evet bilinçli olmaya çalışıyoruz ama ,daha da bilinçli olmak lazım...
ne güzel söylemişsin
"dünya öyle saçma ki o zararlıların vücudumuza girmemesi imkansız..."
en yakın zamanda doktor kontrolünden geçireceğim kızlarımı....
böyle moral dolu cümleler uzun olsun zevkle okunuyor...
paylaşımın için teşekkürler...

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

muhabbet çiçeğim,öğrenciler de benim dikkatimi çeken bir konu da özellikle maddi düzeyi iyi olan aile çocukları obez ...
şişman kız ve erkekler...hepsi yuvarlak yüzlü...:)

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

mutlucuğum..soya fasulyelerinin kendisini tüketmesek bile hazır mantılarda kıyma yerine kullanıldığını duymuştum:(...

çiftçimiz kanmaya o kadar müsait ki,üniversite de Eskişehirde salatalık tarlaları olan bir arkadaşım yazın ortasında bile hormonu salatalıklara bastıklarını söylemişti,
sebepte taleplere yetişemedikleri için bir an önce büyüsün ve tarladan toplansın ,yenileri ekilsin,daha çok para gelsin...
biz saf insancıklarda yazın hormonsuz diye kütür kütür salatalık yiyoruz...

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

esracığım ,daha hijyenik olduğunu düşündüğümüz için,kolayımıza geldiği için kullandım yıllarca ancak artık kesinlikle bırakıyorum....kalan paketle toz alacağım....

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

sevgili Nur seni çok ama çok tebrik ediyorum....
gerçekten mükemmel davranışlar geliştirmiş ve uygulamışsın ne güzel.....
Bizimde çok kötü beslenme alışkanlıklarımız yok ancak az da olsa yedik zararlı yiyeceklerden ;az olması beni biraz daha rahatlatıyor doğrusu ama bundan sonra çok daha fazla ayrıntıcı olmalıyım diye düşünüyorum...
evet özledim seni...
pekala o zaman yeni diktiğin giysi bitene dek bekliyeceğim....
sevgiler.......

Cocukla Cocuk dedi ki...

Perilim, tesadüf herhalde sabahtan beri bu yazına yorum yazayım diye uğradım bir kaç kez ama yorum kısında kilitleniyordu.
Çok faydalı bir yazı olmuş öncelikle teşekkürler.
Islak mendil konusu şok etti ya, gıdaları zaten biliyoruz ama ıslak mendilde kullanamayız artık. Zararlı o kadar çok şey var ki. doğru mu yapıyoruz acaba diye hep tereddüt içindeyiz.

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

çocukla çocuk,evet ıslak mendil konusunda gerçekten şok ,bir de bunu şimdi duymam iyice deli etti beni....
az önce ıslak mendillerle bilgisayar masasının ,klavyenin,tozunu aldım :)
meyvesuyu konservesi yapmanın yollarını bulmam lazım şimdi de...

fikriminincegülü dedi ki...

Ah benim güzelim.. bu paraben dedikleri kimyasal zımbırtılar, malesef bir çok ürünün içine koyuluyor. Yapacak nelerimiz var diye düşünürsek eğer, sanırım mümkün olduğunca evde hazırlanan yiyeceklerden yedirmeli ve kimyasal içerikli kozmetik ürünlerini - ki malesef bütün kozmetiklerde az veya çok bulunuyor- çocuklarımızdan uzak tutmamız gerekiyor. Meyve sularının sağlıklı olduğunu düşünürdük bir kaç yıl öncesine kadar, oysa bu meyve suları, içindeki bir çok kimyasal madde ile çocuklarımızı zehirliyor. Sen zaten gerekli bütün bilgileri vermişsin ama bu konuda ben ve doğal olarak bütün anneler hassasız galiba. Umarım İpek kuzumun, Zeynep kuzumun ve diğer bütün kuzucukların bünyesinde bunlardan eser yoktur.

Öpüyorum canım..

paticikler dedi ki...

ıslak mendil ve meyve suyuuuuu.:( hayatım da çok var.:(
kola içmiyorum bıraktım daha doğrus. çok içiyordum çünkü.:(
ama ben bir içeçek manyağı olarak kendimi bununla kandırıyorduuuum.
bende erken menapoza girerim herhalde bu yüzden.:(

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

incegülüm paraben elime sürdüğüm krem de bile var mış ,sen kozmetik dünyasındasın içerikleri ile ne kadar alkalısınız bilmiyorum ama bazı markalar no paraben yazarak ,tavırlarını koyuyorlar,farlarda ,allıklarda,yani pek çok ürün de var ve göğüs kanserli hastaların kanserli hücrelerinde paraben maddesi hep var...bunlar işin bizi ilgilendiren boyutları,çocuklarımızla ilgili daha özenli olabiliyoruz aslında ama ,masum görünen meyve suları ne kadar zararlı .işin tuhaf yanı zararlı ama satılıyor.Gıda kontrollerinden geçiyor vs...sağlıklı yaşayabilmek şans işi bu dünya da....

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

paticikler meyve suyunu biz de çok tüketiyoruz.sabah kahvaltı da çay içmeyiz biz,meyve suyu sabah daha iyi geliyor sıkma meyve suyu vakit alıyor sabah zaten telaş için de hazırlanılıyor....
ben ev de meyve suyu yapma ve depolama yöntemlerini araştıracağım sanıyorum...
erken menopoz olmazsın sanmıyorum ama meme kanseri konrtrollerini yaptırmak lazım,kendimiz ev kontrolu ve doktorda mamoğrafi...

Gamzeli dedi ki...

Çok güzel ve önemli bir konuyu bizimle paylaştığın için sağol...

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

bir yakınım kızın da yaşadı. Ailece şok olmuşlardı. Ama bu kadar yaygın olduğunu bilmiyordum. Sevgiler bıraktım.

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

gamzelim,insan hergün yeni bir şeylerin farkına varıyor,paylaşmak bloger olmanın en güzel yanı....
öptüm seni....

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

laleciğim çoğu sağlık probleminde şöyle bir çevremizle konuşunca mutlaka yaşamış olan birileri çıkıyor.Medeniyet =dibe çöküş ,çok mu ağır oldu bilmiyorum....
ben de sevgilerimi gönderdim size....

evrim (akira) dedi ki...

eskiden bu kadar fazla hastalık ve kilo problemi olmadığına eminim. çocuğum olduğu zaman çikolatasına kadar kendim yapmak istiyorum, satılan yiyeceklerde kimyasal koku aldıkça üreticilerden nefret ediyorum:(

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

evrimciğim ,sen şimdiden evde yapılan tarifleri not et ,yapacak çok şey var çünkü....
herşey katkılı,herşey de bir zararlı var....:(

hülya dedi ki...

merhabalar.. çerkez kızının ( öznurcumun) bloğundan geldin size misafir kabul ederseniz tabi..:)
aynı gece arenayı fal taşı gibi açılmış gözlerle izledim ve bende tıpkı sizin gibi artık arena izlemeye korkar oldum. Naıl bir dünyada yaşıyorum sırf şansa yaşıyoruz.. Elimizi attığımız her şeyde bir katkı maddesi var artık. Bende kızlarıma kendim hazırladığım şeyleri yedirmeyi tercih ediyorum .. Kolayına kaçıp dışarda yemek bir adım daha hastalıklara yaklaşmak resmen... İnsanlar neden bu kadar duyarsız anlamıyorum. Sağlıktan önemli daha ne olabilir kiii...

Rabbim bizi evlatlarımızla sınamasın inşallah...

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

hülyacım hoşgeldin sefalar getirdin,aynen öyle elimizi attığımız herşeyde katkı maddesi var ve nasıl bir vicdan azabı çeker insan.Eğer beslenme alışkanlıkları yüzünden bir sorun yaşarsak kendimi hiç affetmem...:(
sevgiler...