17.01.2008

ALBATROS

Gökyüzünde muhteşem süzülüşüyle beni büyüleyen Albatros' tan bahsetmek istiyorum...
Kuşlar içerisinde en estetik uçuşa sahip olan, Albatroslar bana göre....


Günlük yaşamımız içerisinde tempo o kadar yoğun ki ,doğada canlıları, bitkileri, pek çok mucizevi doğa olayını ,teğet geçip son derece sıradan günler geçiriyoruz..
Bazen tv de ki belgesel proğramlarına takılıp o anki cazibesiyle hayranlıkla izliyor sonra monoton ruhsuz günlere devam :(
Çok düzenli olmasa da büyük bir çoğunlukla aldığım NATIONAL GEOGRAPHİC dergisi Aralık sayısın da Albatroslarla ilgili yazıyı okuyunca ,muhteşem özelliklere sahip bu kuşu yeniden keşfettim.
Aşağıda ki bilgileri aralık sayısından ekledim.Okuyunca insanın denizci olası geliyor ve tekneden uçsuz bucaksız okyonusta saatlerce Albatrosları seyredesi geliyor
Tüm kuşlar arasında en geniş kanat açıklığına sahip albatroslar, bir kez dahi karaya ayak basmadan binlerce kilometre süzülebilir.Albatros, uçan canlı makinelerin en heybetlisidir... Albatros, kemik, tüy, kas ve rüzgârdır...
Albatros gergin yay, rüzgârsa gövdesini mermi gibi fırlatan kiriştir.
Albatros art deco bir kuştur -çarpıcı desenli, belirgin hatlı, destansı bir uçuş sergileyen, kayıtsız şartsız sadık olan...
Bir albatros, yavrusuna tek bir öğün yiyecek getirebilmek için 15 bin kilometreden fazla uçabilir.
Doğadaki en uzun kanatlara (3,5 metreye kadar ulaşabilir) sahip olan albatroslar, kanat çırpmaksızın yüzlerce kilometre boyunca gökyüzünde süzülerek okyanusları aşar, dünyayı dolaşır.

50 yaşına gelmiş bir albatros en azından 6 milyon kilometre uçmuş demektir...

Albatrosları bilen pek yoktur;
bilenlerin çoğu da izlenimlerini Samuel Taylor Coleridge'in 1798 yılında yazdığı İhtiyar Denizcinin Ezgisi adlı şiirine dayandırarak, onların kaba saba, can sıkıcı yaratıklar olduğunu düşünür.
İşin ironik yanı, Coleridge'in hiç albatros görmemiş olmasıdır. Dahası, çoğu insan da bu şiiri hiç okumamıştır.
Şiirde albatros, yelkenlerini cömertçe rüzgârla doldurarak geminin yoluna devam etmesine yardımcı olur.
Denizci düşünmeksizin hareket edip albatrosu öldürünce, tayfa dehşete düşer ve onu, kuşun muazzam cesedini boynuna dolayarak taşımakla cezalandırır...
Milyonlarca kilometreyi tertemiz, kendini yenileyen, sıfır salımlı enerjiyle uçabilseydiniz eğer, siz de bir albatros olurdunuz.
Aslında sıradan bir uçucu olan albatros, gökyüzünde kusursuz bir planör gibi süzülür. Kanatlarını sustalı bıçak gibi açık pozisyonda kilitlediğinde, içinde bulunduğu planöre sadece pilotluk eder. Çoğu kuş, rüzgârı yenmek için mücadele ederken, albatros onu kendi amaçları için kullanır. Albatrosu diğerlerinden, örneğin bir martıdan ayırt eden şey, yalnızca vücut yapısı değil, aynı zamanda böylesi mükemmel bir gövdeye yön veren usta beyni ve zihin yapısıdır.



Yazılımı değiştirip albatrosun kafasına bir martı beyni takmanız halinde, bu uçan canlı yelkenli, albatrosun düzenli olarak fethettiği mesafeleri göze almayı hayal dahi edemez.
Martılar kıyıya yakın uçar ve kendilerini iskele kazıklarının kralı ilan eder.
Albatroslarsa kahvaltı için okyanusları aşar ve sadece çiftleşmek için kıyıya inmeye tenezzül eder.
Kara, üremek için gerekli olan bir külfettir.Albatrosların nadiren indikleri kara üzerinde yayvan ayaklarıyla, kafalarını bir o yana bir bu yana sallayarak, paytak paytak yürüdüklerini kabul etmek gerekir.
Yürümek onlara göre değildir. Ama kanatlarını fora edip yerçekimini biz geride kalanlara bıraktıklarında, işte o zaman sergiledikleri görüntü kelimelerin anlatamayacağı kadar muhteşemdir.
Albatrosların tümü -yirmiyi aşkın tür- okyanusun en hiddetli tavırlarına dahi göğüs gerebilir ve aylarca, bazen yıllarca kara görmeden yaşayabilir.

14 yorum:

evrim (akira) dedi ki...

Perili köşk,

doğayı seviyorsun benim gibi. Sana birşey tavsiye edeceğim BBC Planet Earth belgeselini izledinmi bilmiyorum ama izlemediysen mutlaka ama mutlaka izle. Tüm insanlık aleminin de izlemesi gerektiğini düşünüyorum. Hayvanlar ve tüm canlıların yaşama nasıl kuvvetli bir şekilde tutunduğu ve yaşam savaşları dehşet verici.
10 kez daha izleyebilirim sanırım(6 dvd'den oluşuyor)

recephilmi dedi ki...

Kuş sesleri eşliğinde bu yazıyı okumak çok keyif verdi. Teşekkürler. Ayrıca eğer İstanbul'da oturuyorsanız Kadıköy'de Akmar'a giderken sol tarafta dergilerin eski sayıları satılıyor. 2 YTL vererek National Geographic ve Atlas ve daha nice dergilere ucuza sahip olabilirsiniz...

cocuklacocuk dedi ki...

ne güzel okudum kuş seslerini dinleyerek huzur verdi bu yazın bana...sevgilerii gönderiyorum...

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

kuuuuş sesleri ovalara yayılır
insaaan buna hayran olur bayılır.
İlkokulda öğrenmiştik bu şarkıyı. Birden hatırladım. İnsanın bir albatrostan bie öğreneceği çok şey var. Sevgiler bıraktım sana

Anne Kaz dedi ki...

Bir Ankaralı olarak deniz kuşlarını bilmemem çok normal sanırım ama gerçkten çok estetik duruyor.Surat ifadesi biraz kızgın insanoğluna hangi canlı minnettarki?

paticikler dedi ki...

canım arkadaşım beniiiim. hahahahahaha. sen benim evin halini görecektin sayfanı açtığımdaaaa. aaay kendimi tutamıyorum hala gülüyorum.kedilerin aklı şaştı,nerde bu kuşlar diye pusuya yatıp kuş aramaya başladılar evdeee.:) ne güzel bir melodi bulmuşsun.:)
bende sahil kasabasındayım biliyorsun.ama burada Albatros yok tabi maalesef.ne harika kuşlarmış meğer. ossun yahu bende bizim sahildekilere bayılıyorum,hep resimlerini çekiyorum.(karabatakların ve martıların)
sevgilerimlee.:)

fikriminincegülü dedi ki...

Yahu martı olasım geldi. Yok yok kızma martı değil "Albatros" olmalıyım. Ya da açık denizlerde bir kaptan. Bu kuş sesleri ve muhteşem görüntü. Ayrıca öyle güzel anlatılmış ki. Canım benim ya. Özgürce uçmak ne güzel olurdu kim bilir? E Albatroslar bilir.:)

Muhabbet Çiçeği dedi ki...

Canım, ne güzel bir kuşmuş böyle. Fondaki kuş sesleriyle okumak ayrı bir keyif verdi bana. Öptüm canımcım

Gamzeli dedi ki...

Çok güzel maşallah, ggökyüzünde ne güzelde süzülüyor...

kumralada dedi ki...

yavru albatros martıların arasına karışmış onlarla uçmaya çalıştığını görmüş annesi.demişki ona:yavrucum sen bi albatrossun,martılar gibi olamazsın.demiş.
yavru albatros:"annecim benim derdim martılar gibi olmak diil,ne kadar yükseğe uçabileceğimi görmek demiş.
yazını okuyunca bu hikaye geldi aklıma.neden bilmiyorum:)
öperim şekercim seni...

S. dedi ki...

Perili köşk merhaba, hani bir zamanlar rica ettiğin etamin şablonu vardı minik evlerin, onları ekledim nihayet haber vereyim dedim, gecikme için de ayrıca kusura bakmamanı dilerim,

Sanem

S. dedi ki...

Albatros kuşlarını ben de severim, bir dvd belgeseli var elimde onlarla iilgili, ne kadar zorlukla yapılmiş ama yapıldıgına da değmiş.

Sevgiler tekrar

S. dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Orcsun dedi ki...

Merhaba, googleda gezinirken buldum yazinizi. Albatroslar cidden mukemmel kuslar. Bir cok ozelikleriyle insanlara cok benziyorlar. Ben Dunedin'de yasiyorum. Yazida bahsi gecen Albatros merkezi benim sehrimde. Bazen Albatros merkezine gidip saatlerce onlari izliyorum. Size de tavsiye ederim..
Mukemmel bir duygu. Insanin kus olup ucasi geliyor.

Saygilar

Gunes
www.yenizelandaya.com